Kanal İstanbul’un konumu sadece İstanbul için değil, ülkemiz için dahi çok önemli.

Çünkü bu proje  sadece İstanbul’u değil bir çok farklı ülkeyi ilgilendirmektedir. Çok hızlı bir deniz transferi yeri olan İstanbul bunu artık yeni kanal ile gerçekleştirecektir.

Bu yeni kanal İstanbul projesi tabii ki sadece gemileri ve deniz yollarını değil aynı zamanda yatırımcıları da yakından ilgilendirmektedir.

Çünkü yeni bir proje demek etrafında yeni yapılanmalar olacağı anlamına geliyor yani yapılan sadece bir su kanalı değil etrafında bununla birlikte yapılacak olan limanlar, konut projeleri, Sanayi ve fabrika yapı projeleri anlamına gelmektedir. Şu an itibari ile birkaç farklı konum önümüzde bulunmaktadır.

Kanalın geçici konuma göre etrafında yapılacak olan konutlar veyahut Sanayi veya ticari yerler yakın zamanda kanalın daha çok kullanılmasıyla birlikte değer kazanmaya başlayacaktır. Değer kazanma olduğu zaman da tabii ki yatırımcılar veyahut bu bölgeye yakın olması gereken çalışanlar veyahut yetkililer bölgeye daha çok ilgi göstermeye başlamıştır.

Kanal İstanbul değer getirir mi?

Tabii ki yeni yapılan projeler ve etrafındaki yeni yerleşimler her zaman çok hızlı ve çok fazla kazandıran yerler olmuştur. Şöyle düşünelim şehirdeki bazı yerler zaten yıllardan beri belirli bir değer yükselişi halindedir ama yeni yapılan projelerin bulunduğu bölgeler genellikle çok düşük maliyetli yani çok ucuz yerlerdir. Elbette bu ucuz yerlerin fiyatları hızlı şekilde diğer projelere yakın bir fiyat düzeyini gelecektir.

Kanal İstanbul ne zaman yapılacak?

Kanal İstanbul projesi esasen 2013 yılından bu yana konuşulmakta, yani en az dört yıl bu proje için değişik bazı öneriler getirildi. Tabii ki bu tarz projeler çok zordur yani içerisinde imar değişiklikleri, bazı istimlaklar yani devletin bazı bölgelerdeki arazileri kendi mülküne geçirmesi aynı zamanda özel mülk sahipleri ile anlaşması gerekir.

Kanal İstanbul nereden geçecek?

Bu soru uzun zamandır sorulmakta. Böyle bir projenin nereden geçeceğini karar vermek çok kolay bir iş değildir. Çünkü sadece görsel olarak değil, teknik olarak ulaşım olarak, maliyet olarak bir çok faktörün göz önünde bulundurması gerekir.

Gerçi projenin daha ilk başında iken bile hemen ortaya bazı çizimler konuldu. Ancak bunların birçoğu farklı amaçlarla projeler yani inşaat firmaları tarafından da kullanıldı. Hepsi de kendi projesinin Kanal İstanbul manzaralı olduğunu söylediler. Aynı zamanda bir çok tarla yani arsa sahibi kanal İstanbul komşusu olarak yatırımcılara satıldı veya satılmak istendi.

Arnavutköy bölgesi çok parladı bu dönemde.

Kanal İstanbul Küçükcekmece paraleline mi yapılacak?

Proje çıktığında Küçükçekmece paralelinde olacağı düşünülüyordu. Bir çok çizim de buna göre yapıldı ve piyasadaki bir çok proje buna göre yerleştirildi. Bakıldığı zaman bu güzergah gerçekten çok mantıklı görünüyor ama içerisinde bazı dezavantajları da getiriyor.

Örneğin Küçükçekmece gölü şehir merkezine çok yakın yani şu anda çok sık kullanılan bir bölge içerisinde. Buraya ek olarak kanal İstanbul yapılırsa o bölge çok daha kalabalık çok daha karmaşık hale gelebilir ve trafik sıkıntısı yaşanabilir. Ayrıca bu paraleldeki arazilerin bir çoğu tarihi eser güzergahında yer alıyor. Bu da biliyorsunuz imarı çok sıkıntılı olan bölgeler anlamına geliyor ve kamulaştırılması çok kolay değil

Küçükçekmece hattının bir avantajı ise buradan proje başladığı zaman üzerinde bir çok farklı su birikintisi olduğu için kanalın zaten büyük kısmı doğal olarak bulunmuş oluyor. Geri kalan bölümü inşaat işçiliği ile birleştirilip Karadeniz’e kadar Marmara Denizine birleştire biliyorsunuz. Yani hafriyat ve inşaat maliyeti çok düşük.

Kanal İstanbul Silivri’ye mi yapılacak ?

Kanal İstanbul projesinin ortaya çıktığı günden bu yana konuşulan diğer güzergah ise Silivri güzergahı. Bu güzergahın tabii ki bazı avantajları var . Mesela Küçükçekmece çok yoğun iken Silivri bölgesi daha az yoğun bir bölge böylece proje oraya çıktığı zaman orada en azından orta vadede çok büyük trafik sıkıntısı veya alt yapı yetersizlikleri olmayacaktır. Bu da Kanal İstanbul’un o bölgede mi yapılacağı konusunda bazı spekülasyonları beraberinde getirmektedir.

Silivri bölgesinin tabii ki dezavantajları da bulunmaktadır Silivri bölgesi Küçükçekmece gibi su birikintileri veya barajlar ile yoğun olmadığı için oradan başlayacak bir projenin Karadeniz’e ulaşması çok yoğun hafriyat ve inşaat çalışması anlamına gelmektedir. Bu öncelikle maliyeti çok artırmakta, ikinci olarak da teslim zamanını oldukça uzatmaktadır. Zaten birkaç yıldır konuşulan bir projenin inşaat sebebi ile çok daha fazla sürmesi hükümet tarafından da yatırımcılar tarafından da istenen bir durum değildir

Uzman bir gayrimenkul danışmanı olarak size tavsiyem Kanal İstanbul projesi ile ilgili yatırım yapıyorsanız yatırım yaptığınız arsa veyahut gayrimenkulün Kanal İstanbul oradan geçmese dahi sizi çok üzmeyecek bir yatırım olmasıdır. Çünkü bu tarz projelerde öngörülmeyen imar planları değişmekte, seçtiğiniz bölgeden kanal geçse dahi sizin arsanız bir anda yeşil alan olabilir, su altında kalabilir veyahut park alanı olarak değiştirilebilmektedir. Sizin de tabii ki böyle bir durumda mağdur olmamak için bütçenizi, yatırım yapacağınız yeri ve bu yerin fiyatını buna göre seçmenizi tavsiye ederim. Yani ileriki bir tarihte karşılaşacağınız olumsuz bir durum sizi çok fazla etkilemesin, örneğin bankalara olan borçlarınızla ilgili sıkıntılar yaşatmasın.

Yatırım yaptığınız yer tabii ki projenin çok gözde yerlerinden bir konumda olursa bunun da size geri dönüşü muhteşem olacaktır.

Bu tarz gayrimenkul yatırımları yaparken uzman bir gayrimenkul danışmanı eşliğinde yapmanızı tavsiye ederim.